Doğaya egemen olmak

Doğayı anlayamadığı, olup bitenlere karşı önlem alamadığı dönemlerde insan, onun karşısında çaresizlik ve korku içindeydi. Modern bilim ve teknolojinin gelişmesiyle, bu korku ve çaresizlik, giderek yerini doğaya egemen olma anlayışına bıraktı. Bacon'ın çok sonraları ortaya koyduğu "Bilmek, egemen olmaktır" anlayışını binlerce yıl öncesinden örnek alırcasına insan, doğa karşısında sürekli onu tanıyarak daha güçlü olmaya çalıştı.
İzlediği yol gerçi doğru gibiydi ama doğaya giderek bu denli egemen olmanın beraberinde pekçok olumsuz sonuçlar da getirebileceğini düşünemedi ya da işine gelmediği için önemsemedi. Acı gerçekleri zamanla, bir bir yaşayarak öğrendi. Öğrendiği zaman da telaşa kapıldı ama artık geç kalmış durumdaydı. Çünkü doğaya egemen olduğu ölçüde zarar da vermişti.
Yine de "doğaya egemen olma", bugün hala etkinliğini sürdürüyor ve bu durumun doğurabileceği acı sonuçlardan dolayı, insanlık hem bugün hem de gelecek adına ciddi endişeler duyuyor. Kısacası doğayla ilişkileri konusunda başa, henüz doğayı anlamakta güçlük çektiği dönemlere dönmüş gibi bugün. Tıpkı o dönemlerdeki gibi ürkek ve endişeli. Çünkü doğa giderek tükeniyor.
Doğanın tükendiği bir gerçek ama insanlık da bunu karşısında öyle eli kolu bağlı oturmuyor. Bütün bu endişeler, gelecek için sürekli olarak yeni arayışlara yol açıyor...
(Yeni Asır, Aralık 1996, "İzmir 2010",
Hazırlayan: Beyhan Kurtuluş Parlakyıldız)
2/10/2008 | Kategori:IZMIR 2010| (0) Yorum yaz! Bağlantı
<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>