Çocukta olumlu davranışları geliştirmenin yolları

Image Hosted by ImageShack.us
Tavır değişikliği

Anne babanın tavrını olumsuzdan olumluya değiştirmeye hazır ve kararlı olmasıdır. İnsanın yıllarca sürdürdüğü ve alışık olduğu tavırlardan, tutumlardan bir anda vazgeçmesi hiç de kolay değildir. Bunu başarmak için olumlu ve yapıcı yolların da var olabileceğini düşünmelidir.  

1. Önleyici açıklama
Anne babanın önleyici açıklamaları sayesinde pek çok istenmeyen davranış daha ortaya çıkmadan önlenmiş olabilir. Ayrıca çocuğu gereksiz yere azarlanmaktan korur. Önleyici açıklamalar yaparken beklentilerin açık ve net bir şekilde ifade edilmesi önemlidir.

2. Kural koymak ve sınırları belirlemek
Anne babalar çocuklarını korumak için onları yönlendirir, gerektiğinde "hayır" derler. Bazen de evde herkesin uyduğu kurallara uyarak örnek olurlar. Her iki durum da gereklidir ve çocukların olumlu davranışlar geliştirmelerine katkıda bulunur.

3. Tutarlı olmak
Anne baba çocuğun aynı davranışlarına aynı tepkiyi vermelidir. Anne baba tutarlı olduğunda çocuk,
* Daha kolay kurallara uyacak,
* İç denetim geliştirebilecektir. 

4. Örnek olmak
Çocuktan yapması beklenen davranışları anne baba da yaparak örnek teşkil etmelidirler.

5. Takdir etmek
Takdir etmek çocuğu mutlu eder, motivasyonunu arttırır. Çocuğu takdir ederken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
* Çocuğun hangi davranışının olumlu olduğunu açıkça belirterek takdir etmek gerekir.
* Çocuk güzel bir şey yaptığında anında takdir edilmelidir.
* Ödüller maddi değil manevi olmalıdır. (Maddi ödül rüşvete kadar götürebilir)

Manevi ödüllere örnekler
* Çocuğun sevdiği şeyleri paylaşmak
* Sözle takdir etmek
* Takdir dolu bakış, gülüş, dokunuş, kucaklama
* Oyun oynamak
* Parka gitmek
* Birlikte kek, pasta yapmak
* Özellikle ona zaman ayırmak

 Çocuğu takdir ederken anne baba kendi duygularını belirtmelidir.  Sözle duyguları ifade ederken, ses tonu ve davranışlar da bunu desteklemelidir. Duyguları ifade ederkenki tavır içten ve candan olmalıdır. Takdir cümlesinin sonuna "Yemeğini hep böyle bitirmelisin" gibi ilaveler davranışı güçlendirmez, aksine takdirin değerini düşürür.  

"Tutarlı olmak" konusuna, bir ailede geçen konuşmalar ile örnek verelim:
Çocuk:  ---- Anne, ben bu akşam Elif'lerde film seyretmek istiyorum. 
Anne:    ---- Aslıcığım, sabah okula gitmek için erken kalkıyorsun. Haftasonu onlara gidip izleyebilirsin.
Çocuk:   ---- Baba, ne olur gideyim.
Baba:     ---- Sabah zinde kalkmak için erken yatman önemli. Haftasonu gidip izleyebilirsin.

Görüldüğü gibi, örnekteki anne ve baba birbirleriyle tutarlı davranıyorlar. Çocukla ilgili kararlarda aynı fikirdeler. Çocuk, anneden izin alamayınca babasından medet umuyor ama annenin izin vermediği bir konuya baba da izin vermiyor,  üstelik aynı gerekçelerle. Ya da tam tersi oluyor yani babanın izin vermdiği bir konuya anne de izin vermiyor. Anne ve baba birbirlerini destekliyorlar. Böylece evde ne annenin ne de babanın çocuğa karşı otoritesi sarsılmıyor.  Ayrıca çocuk, neyin doğru neyin yanlış olduğunu kafasında netleştirebiliyor, çelişki yaşamıyor.  Kısacası; anne babanın çocuğa karşı "tutarlı" davranış ve tutumları, evdeki kuralların kalıcı olmasına olanak verir.

Image Hosted by ImageShack.us
Şimdi de "takdir - teşvik etmek" konusuna bir örnek verelim:
Anne: ---- Okuldan eve gelince eşyalarını hemen odana kaldırdın. Sorumluluklarını artık yerine getirdiğini düşünüyorum. Çok sevindim.

Bu örnekte olduğu gibi, olumlu davranışları takdir etmek çocuğu mutlu eder ve sözkonusu olumlu davranışı tekrar etmesini sağlar. 

"Örnek olmak" konusunda ise şunları söylemek istiyorum: Çocuktan yapması beklenen davranışlar için, anne baba da kendi davranışları ile örnek olmalıdır. Çünkü çocuklar anne babalarını taklit ederler. Evde annesine yardım eden bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız, önce baba eşine yardım ederek çocuğa örnek olmalıdır. Akşam sofra kurmaya yardım eden bir baba düşünün. Elinde tabaklar, çocuğa sofraya götürmesi için bardak uzatıyor. Anne de yemeği getiriyor. Bu şekilde yetişen çocuk bugün annesine, gelecekte de eşine yardımcı olmayı doğal kabul edecektir.   
 
Anne babadaki tavır değişikliği, çocuğun gelişimine şu faydaları sağlayacaktır:
* Yaptığı olumlu davranış sonucu takdir edildiğinde kendisiyle gurur duyacak ve özgüveni artacaktır.
* Özgüveninin yüksek olması birçok alanda başarılı olmasını sağlayacaktır.
* Kişiliği olumlu yönde gelişecektir.
* Tutarlı davranıldığında çocuk ailesine ve bulunduğu ortama güvenecektir.
* Duyarlı bir kişi olacaktır.

Image Hosted by ImageShack.us
Evde karşımızdakini dinleme ve kendimizi ifade etme uygulaması 

Örnekler:

Duyguyu inkar edeceğinize duyguya bir isim vermeye çalışın.
Yanlış
Çocuk: ---- Bugünkü maç çok önemliydi. Kaybettik. Artık yarı finalde oynamayacağız.
Baba:   ----  Bu kadar üzülme.
Çocuk: ---- Ama üzüldüm.
Baba:   ---- Daha önünüzde çook maç olur.
Çocuk anlaşılmadığını düşünerek bozulur, yüzü asılır.
Baba:   ---- Çok uzatıyorsun, yeter artık, toparlan.
Baba:   ---- Tam bir küçük çocuk gibi davranıyorsun, saçmalıyorsun.
Çocuk öfkelenerek uzaklaşır.  

Doğru
Çocuk:  ----  Bugünkü maç çok önemliydi. Kaybettik. Artık yarı finalde oynamayacağız.
Baba:    ----  Kötü olmuş.
Çocuk:  ----  Hem de çok.
Baba:    ----  Üzülmüşsün.
Çocuk:  ----  Çok çabaladık.
Baba:    ----  Çok çabaladığınızı biliyorum.
Çocuk:  ----  Seneye tekrar deneyeceğiz.

Yanlış örnekte görüldüğü gibi, iyi niyetle de olsa çocuğu olumsuz bir duygudan kendini kurtarmaya zorladığımızda, onun daha da kötü hissettiğini görürüz.  Doğru örneğe gelince, genellikle anne babalar bu gibi cevaplar vermezler çünkü duyguya bir isim vermenin çocuğu daha çok üzeceğinden korkarlar. Ne var ki bunun tam tersi olur. Yaşadığı tecrübenin ne olduğu kelimelerle ifade edildiği zaman çocuk oldukça rahatlar. Çünkü birisinin onun hissettiklerinin farkında olduğunu anlar.    

------------------

Sorular sorup nasihat edeceğinize dinlediğinizi belirten birşeyler söyleyin.

Yanlış
Çocuk: ---- Bugün Canan ile kavga ettim.
Anne:   ---- Senin suçun muydu? Sen mi bir şey yaptın?
Çocuk: ---- O izinsiz defterime bir şeyler yazdı.
Anne:   ---- Tabii eşyalarını ortalıkta bırakırsan böyle olur. Daha önce de defterlerin karalanmış geldi zaten, eşyalarını da iyi kullanmıyorsun. Okul eteğin ne halde? Dikkat et.
Çocuk : ---- (Sinirlenerek) Aman anne, beni yalnız bırak. Hep beni suçluyorsun.
Anne:    ----  Saygısızlık etme.  

Doğru
Çocuk: ---- Bugün Canan ile kavga ettim.
Anne:   ---- Öyle mi?
Çocuk: ---- O izinsiz defterime bir şeyler yazdı.
Anne:   ---- Eeee...
Çocuk: ---- Bunu Canan ikinci kez yapıyor.
Anne:   ---- İkinci kez mi?
Çocuk: ---- Biliyor musun? Canan ile konuşacağım.
Anne:   ---- Evet, iyi edersin.  

Yanlış örnekte görüldüğü gibi; biri kendisini sorgularken, suçlarken veya nasihat ederken, çocuğun doğru ve yapıcı bir şekilde düşünmesi zordur.
Doğru örnekte ise anne çocuğu suçlamadı veya nasihat etmedi. Aslında pek bir şey de yapmadı. Çocuk doğru yolu kendisi buldu.  "Hıı, yaa, öyle mi?" gibi basit sözcüklerin büyük faydası olur. Şefkatli bir tutumla birlikte bu gibi sözler, çocuğu kendi düşüncelerini ve duygularını araştırmaya teşvik eder ve büyük bir ihtimalle de çocuk çareyi kendi kendine bulur. 

---------------

Yarım yamalak dinleyeceğinize bütün dikkatinizi vererek dinleyin.

Yanlış
Çocuk: ---- Anne, biliyor musun, bugün Derya'nın çantası sınıfta kayboldu.
Anne:         (Ütü yapmaktadır, ses çıkarmaz)
Çocuk: ---- Beni dinliyor musun?
Anne:   ---- Dinliyorum ben seni.
Çocuk: ---- Çok ağladı babası kızacak diye... Dinliyor musun?
Anne:   ---- Tabii.
Çocuk: ---- Hayır, hiç dinlemiyorsun.
Anne:   ---- Ben hem ütü yapar hem de seni dinleyebilirim.
Çocuk: ---- (bozularak)  Aman, boşver anne...     
 
Doğru
Çocuk: ---- Anne, biliyor musun, bugün Derya'nın çantası sınıfta kayboldu.
Anne:   ---- (Ütü yapmayı bırakır, ütünün fişini çekerek çocuğu dinlemeye başlar) Gerçekten mi?
Çocuk: ---- Çok ağladı babası kızacak diye. Ben de çok üzüldüm.
Çocuk: ---- En iyisi yarın bütün sınıf ile konuşayım ve tüm okulda çantayı arayalım. Belki buluruz.

Yanlış örnekte görüldüğü gibi, yarım yamalak dinleyen birisine birşeyler anlatmaya çalışmak çok zordur.
Doğru örnekte görüldüğü gibi, annenin yaptığı yalnızca işini bırakıp çocuğunu can kulağıyla dinlemek. Hiçbir şey söylemedi, yorum yapmadı bile. Çünkü o anda çocuğun tek istediği, birisinin onu dinlemesiydi. Bütün dikkatini vererek dinleyen bir anne veya babaya birşeyler anlatmak çok daha kolaydır. Annenin (ya da babanın) birşey söylemesi dahi gerekmez. Çoğu zaman çocuğun tek ihtiyacı birinin susup onu anlayışlı bir şekilde dinlemesidir.



Kaynak: AÇEV Anne Destek Programı ders notlarım, Ocak 2009

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

24/3/2009 | Kategori:COCUK GELISIMI (CHILD DEVELOPMENT)| (3) Yorum yaz! Bağlantı


<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>

Arkadaşına Gönder!

  1. () annemingoznuru 2009-03-25 12:00:16
    Konu: Çocukta olumlu davranışlar geliştirme
    Benimde iki tane oğlum var.Bu değerli bilgiler için size teşekkür ediyorum

    Bağlantı >

  2. () newbahar 2009-03-25 08:06:15
    Konu: Merhaba...
    Yazınızın kaynağının AÇEV olması beni okumaya çeşvik ediyor. Doğru ve yanlış olanı ne güzel diyaloglarla ayırt etmişler.
    Biz anne ve babaların yapacağı onları çocuk olarak değilde bir birey olarak görmek ve dinlemek.
    Onların üzüntülerini silmek yerine, onlar kadar üzüldüğümüzü belirtmek.
    Canları yandığında...
    ''şimdi geçer, ağlama'' demek yerine
    ''Seni anlıyorum, evet bu çok canını yakmıştır. Benimde bu tür bir olay başıma gelmişti ve ben çok korkmuştum hemde ağlamıştım'' deyip hem acısını paylaşmak hemde verdiği tepkinin normal olduğunu ona hissettirmek gerekir.
    Çok hassas bir yürekleri var. Sanırım bazen çocuk olduklarını unutuyoruz. Kendi çocukluğumuzu unuttuğumuz gibi.
    Saygı ve selamlar.

    Bağlantı >

  3. () kapalikapilar 2009-03-25 00:31:09
    Konu: iyi geceler
    Yazınız çok aydınlatıcı...her baba ve annenin okumasını tavsiye ederim...
    paylaşım için sağolun...
    saygılarımla

    Bağlantı >

Sihirli Yazılar

Son Yazılar

Kategoriler

Bağlantılar

GetRank - Webmaster and Seo Tools SİHİRLİ YAZILAR-2