Çocukla iletişimde engeller


Anne babalar, çocuklar bir sorun - sıkıntı yaşadıklarında çocuğa soru sorarak ya da öğüt vererek sorunların çözüleceğini düşünürler. İlişkilerin sağlam temellere oturması için tabii ki anne babalar çocuklarıyla konuşmalı ve çocuklar da anne babalarıyla konuşma gereğini hissetmeliler. Ancak bütün iyi niyetlere rağmen bazı yaklaşımlar sorunu çözmek yerine sorun yaratama şekline dönüşebilir veya çocukla anne baba arasındaki iletişime engel oluşturabilir.
Önemli bir sorunla karşılaşan çocuğa genellikle gösterilen yaklaşım türleri aşağıda sıralanmıştır. Bu tür yaklaşımlar özellikle önemli sorunların yaşandığı anlarda tam tersi tepki yaratıp "engel" haline dönüşebilir ve çocuğa yardım amacıyla söylenen sözler sorunu içinden çıkılmaz bir hale dönüştürebilir. Oysa çocuğunuz size bir sıkıntısını anlatırken onu sadece dinlemeniz yeterlidir.
Genel olarak kullanılan ancak iletişimde engel yaratabilen yaklaşım türleri:
1. Emir vermek, yönetmek
Örnek: Başka anne babaların ne yaptığı umurumda değil, sen eve en geç saat 7'de geleceksin.
Annenle bu şekilde konuşma.
Şikayet etmeyi bırak.
2. Tehdit etmek, gözdağı vermek
Örnek: Eğer yatağa hemen gitmezsen dayağı yiyeceksin.
Geçen gün ağladığında başına gelenleri biliyorsun değil mi?
3. Yargılamak, eleştirmek, suçlamak
Örnek: Sen çok pis bir çocuksun.
Her zamanki gibi yine hatalısın.
Sen çok düşüncesizsin.
4. Ad takmak, alay etmek, utandırmak
Örnek: Korkak sen de.
Kocaman çocuk oldun, hala bebek gibi ağlıyorsun.
5. Karşılaştırmak - kıyaslamak
Örnek: Bak ablan ne güzel yemek yiyor.
Ayşe Hanım'ın kızını gördün mü? Bütün dersleri pekiyi. Bir de senin karnene bak.
6. Vaaz vermek, ahlak dersi vermek
Örnek: Sen her zaman öğretmenlerine saygılı olmalısın.
Biri birşey okurken rahatsız edilmez.
7. Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek
Örnek: Arkadaşınla kavga etmek istemiyorsan ondan uzak dur.
Sınıftaki diğer kızlarla arkadaşlık et.
8. Öğretmek, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler önermek
Örnek: Bak evladım, sen dünyada neler olduğunu anlamak için daha çok küçüksün.
Ben senin yaşındayken evin tüm işlerini yapardım.
9. Övmek, iltifat etmek, pohpohlamak
Örnek: Sen dünyanın en güzel kızısın.
Sen sınıfın en akıllı öğrencisisin.
Senin kadar beceriklisi yoktur.
10. Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak
Örnek: Sen bunu sırf ilgi çekmek için yapıyorsun.
Sen onu kıskanıyorsun.
Okulda arkadaşlarınla iyi geçinemediğin için bunu yapıyorsun.
11. Güven vermek, desteklemek, avutmak, teselli etmek
Örnek: Kendini bu kadar kötü hissetme, herşey zamanla yoluna girer.
Bir tek sen değilsin dert etme, tüm çocuklar bu devreden geçer.
Hiç endişelenme, herşey olacağına varır.
12. Soru sormak, sınamak, çapraz sorgulamak
Örnek: Böyle hissetmeye ne zaman başladın? Neden okuldan nefret ettiğini düşünüyorsun?
Ne kadar çalıştın? Sadece bir saat mi? Eh, o zaman sınavdan anca geçersin.
Bu fikri kafana kim soktu şimdi? Okula devam etmezsen ne yapacaksın?
13. Oyalamak, dikkatini dağıtmak, şakacı davranmak, konuyu dağıtmak
Örnek: Boşver şimdi bunları, gel seninle şu programı seyredelim.
Bunları masa başında konuşmayalım.
Haydi güzel şeylerden konuşalım.


Hatırlayın
* Karşınızdaki kişiyi dikkatli bir şekilde can kulağıyla dinleyin, düşüncelerini ve duygularını ifade etmesi için fırsatlar tanıyın.
* Karşınızdaki kişinin sorunları ve duyguları da aynen sizinkiler gibi tartışılamaz ve saygı duyulmalıdır.
* Kendinizi ifade etmek için doğru zamanı kollayın. Karşınızdaki kişi sizi dinleyemeyecekse daha sonra konuşmayı deneyin.
* Sadece o andaki durumla ilgili konuşun. Eski defterleri açmayın.
* Sürekli şikayet edip eleştirmektense olumlu ve düşünceli olun. Çocuğunuz olumlu birşey yaptığında hatasını aramayın, çabasını takdir edin.
* Konuşma bir yere varmıyor gibi olduğunda ya da çok kızgın olduğunuzda konuşmaya ara verin, oradan uzaklaşın, bir mola verin.
* Bir olayı değerlendirirken karşınızdaki kişinin bakış açısından da bakmaya çalışın.
* Kimin suçlu olduğuna değil, sorunu nasıl çözebileceğinize bakın.
* Olumlu cümleler kurun. Neyi yapamayacağınızı değil, neyi yapabileceğinizi söyleyin.
* Çocuğunuzun yapmadıklarını değil, yapmasını istediğiniz şeyleri söyleyin. Olumsuz cümleler yerine olumluları tercih edin. "Odanı toplamamışsın" yerine "Odanı toplamanı istiyorum" diyebilirsiniz.
* Herkes hata yapabilir. Hata yaptığınızda sadece olayı ya da hareketlerinizi değerlendirin. "Ben kötü bir anneyim" gibi cümlelerle kendinize yüklenmeyin. Bir dahaki sefere neyi daha iyi yapabileceğinizi düşünün. "Bir daha böyle bir şey olduğunda konuşmadan önce sakinleşmeye çalışacağım" gibi.
Kaynak: AÇEV Anne Destek Programı ders notlarım, Ocak 2009
26/3/2009 | Kategori:COCUK GELISIMI (CHILD DEVELOPMENT)| (4) Yorum yaz! Bağlantı
<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>