Çobanın yağlı elindeki keramet (Prof. Dr. Reşit Sönmez'in ö

Kış aylarında köy kahvelerindeki yoğun sigara dumanını tahmin etmek zor değil. Sigara içmeyen bir kişi olmasına rağmen Reşit Sönmez'in hayatı, o yoğun duman içinde saatlerce oturarak köylülere birşeyler anlatmakla geçmiş. Ayrıca çobanlarla kulübelerde de az oturmamış. Oralarda çobanların pişirdiği kocaman ekmekleri ayrana doğrayıp yemek Sönmez için zevk olmuş her zaman. Çobanların koyunlara dokundukları için sürekli yağlı olan ellerini sıkmaktan da iğrenmemiş asla. Evet, koyun çobanlarının elleri yağlı olurmuş! Bunu öğrenince, bazı kişiler için bu tür bir uğraşın zevk olmak bir yana işkence haline gelebileceğini düşünüyorum kendi kendime. Peki ama çobanların elleri neden yağlı oluyor? Hocamız bunu şöyle açıklıyor:
"Koyunun yünü yağlı olduğu için ona dokunan çobanın da elleri yağlanıyor. Ancak yün, oldukça kaliteli bir yağa sahiptir. Kremlerdeki "lanolin" maddesinin koyun yününden elde edildiğini biliyor muydunuz? Bu yağ öyle kalitelidir ki "yağlıtı" da denen koyun yününü 35 derece sıcakta 10 saat bile bekletseniz, bir damla bile yağ akmaz. Oysa tereyağı veya margarin, aynı sıcaklıkta yarım saat kalsa erir. Yani kaliteli ve sıcakta akmayan bir güzellik kremi, yündeki yağlı maddelerden elde edilir. "
Sizi oluşturacak büyük puzzle'ın çok önemli bir parçasının noksan kalmaması için: Hayatınızın her alanında tam anlamıyla dürüst olun! 
"Düşünen insan olun; para pul değil, ilim irfan peşinde koşun"
Lanolin içeren güzellik kremlerinin kaynağının koyun yünü olması beni şaşırtıyor. Bu ilginç bilgiyi de edindikten sonra Reşit Hoca bizlere dünya görüşünü açıklıyor:
"Bütün yaşamım boyunca bazı ilkelere çok dikkat ettim, onlara sadık kalmaya çalıştım ve çocuklarımı da bu ilkeler çerçevesinde yetiştirdim" diyor ve bu ilkelerin dürüstlük ile çalışkanlık olduğunu ekliyor. Konuyu kendi anlatımıyla açalım:
"Gençliğimde 39 derece ateşli, gripli olduğumda dahi programda gidilmesi gereken günlü, saatli bir yer varsa gitmişimdir. Dürüstlük ise benim için en önemli ilke oldu hep. Dürüstlüğümün ödülünü belki de çocuklarımın da dürüst olmasıyla aldım. Birbirinden çok farklı huylara sahip 3 kızım var ama hepsinin ortak noktası dürüst olmaları. Bunun dışında, onlara her zaman 'Düşünen insan olun; para pul değil, ilim irfan peşinde koşun' tavsiyesinde bulundum. Gerçekten de öyle oldular. Üç kızım da akademik yaşam içinde, üniversitede öğretim üyesi. Çok zengin olmadılar ama tam istediğim gibi yetiştiler..."
(Yeni Asır, Nisan 1998, Hazırlayan: Beyhan Kurtuluş Parlakyıldız, "Araştırmaya adanan bir ömür: Prof. Dr. Reşit Sönmez'in öyküsü")
18/4/2009 | Kategori:ARASTIRMAYA ADANAN BIR OMUR | (9) Yorum yaz! Bağlantı
<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>