Açlığın sonu, umudun başlangıcı için...

Tok insan yemek seçerken, aç insan için herşey lezzetlidir!
Bugün 29 Nisan. Dünya Açlık ve Yoksullukla Mücadele Günü. Dünya çapında binlerce bloğun "açlığın sonu, umudun başlangıcı için" birleşeceği gün. Yapabileceğimiz tek şey birşeyler yazarak insanlığın dikkatini bu konuya çekmeye çalışmak. Kim istemez bundan daha fazlasını yapabilmek? Kim istemez aç kalan tüm insanların karnını doyurabilecek güce sahip olabilmek? Kim istemez bu insanların tüm acılarını dindirebilmek?..
Birleşmiş Milletler gibi yardım kuruluşlarına bağışta bulunmak belki bir parça olsun çare olabilir ama taşıma suyla değirmen döndürmek nereye kadar mümkün? Ya sonra? Asıl yapılması gereken, açlığın ana nedenleri üzerinde durmak. Nedenlerinin iyi belirlenip, çözüm yollarının da bu doğrultuda saptanması gerekir diye düşünüyorum. Bu amaçla, çeşitli yabancı kaynaklardan çeviri yaparak açlığın nedenlerini araştırdım. Ve daha önce bilmediğim çok ilginç bir bulguya rastladım: Aslında dünyamızda herkese yetecek kadar çok yiyecek var! Evet, olmadığını sanıyordum ama varmış! Peki ama öyleyse neden açlık gibi bir sorunla karşı karşıyayız? İşte bunu irdelemeye çalıştım bugün...
Dünyanın en ünlü, Pulitzer Ödüllü açlık fotoğrafı (1994, Sudan)... Kendisini çeken fotoğrafçı Kevin Carter'ı henüz 34 yaşında depresyon ve intihara sürükleyen fotoğraf... Sürünerek birkaç km. ötedeki B.M. kampına gitmeye çalışan açlıktan ölme noktasına gelmiş bir kız çocuğu ve kızın arkasında bekleyen ölüm kokusunu almış akbaba... 
Sizce bu anne emzirebilir mi? 

İskelet çocuklar... Onların bedenleri bile yok artık, sadece iskeletten ibaretler!
Birleşmiş Milletler'in istatistiklerine göre; her 5 saniyede bir, açlık nedeniyle bir çocuk ölüyor. Dünya çapında 300 milyondan fazla çocuk her gece aç yatıyor. Bugün dünyada 963 milyon iyi beslenmeyen insan var ki bu da dünya nüfusunun yedide birinin sağlıklı bir yaşam sürmek için gerekli gıdayı alamadığı anlamına geliyor. Açlık ve beslenme bozukluğu, aslında dünya sağlığını 1. derecede tehdit eden tehlike. AIDS, sıtma ve verem hastalıklarının toplamından bile daha büyük bir tehlike...
Açlığın ana nedenleri arasında doğal afetler, çatışmalar, yoksulluk, zayıf tarımsal altyapı ve çevrenin düşüncesizce sömürülmesi yer alıyor. Midenin boş olmasından kaynaklanan bildiğimiz açlık türünün yanısıra bir de gıda yetersizliği konusu var ki bu da insanları bulaşıcı hastalıklara karşı zayıf düşürüyor, fiziksel ve zihinsel gelişimlerini bozuyor, üretkenliklerini azaltıyor ve prematüre ölümlerin artmasına yol açıyor.
Açlık, aslında sadece kendisinden ibaret bir sorun değil. Aynı zamanda gelişmekte olan dünya ekonomisine ağır bir yük de getiriyor. Ekonomistlerin tahminlerine göre, açlık ve yetersiz beslenme yüzünden fiziksel ve zihinsel gelişimi zarar gören her çocuk, dünya için % 5 ile 10'luk bir kayıp anlamına gelecektir.
Birleşmiş Milletler'in 21. yüzyıl için kurguladığı Milenyum Gelişme Hedefleri arasında, dünyadaki aç insanların sayısını yarıya indirmek listenin en başında geliyor. Bu konuda bazı gelişmeler kaydedilmiş olsa da açlığın ana nedenleri hala olduğu gibi duruyor ne yazık ki...
1980'de İngiliz Michael Wells tarafından çekilmiş bir fotoğraf... Uganda'da açlıktan ölmek üzere olan bir çocuk ve bir misyoner
-----Peki kim bu aç insanlar?-----
Dünyadaki aç insanların çoğu gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. FAO'nun (Gıda ve Tarım Örgütü) 2008 verilerine göre; dünyada 963 milyon aç insan var ve bunların 907 milyonu gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Dağılımları ise şöyle:
565 milyon Asya ve Pasifik ülkelerinde
230 milyon Güney Afrika'da
58.4 milyon Latin Amerika ve Karayip ülkelerinde
41.6 milyon Yakın Doğu ve Kuzey Afrika'da
Kırsal tehlike
Aç insanların dörtte üçü kırsal alanlarda, çoğunlukla Asya ve Afrika köylerinde yaşıyor. Besin elde edebilmeleri için tam anlamıyla tarıma bağımlı olan bu insanların, başka hiçbir alternatif geçim veya istihdam kaynakları yok. Sonuç olarak, krizlere karşı savunmasız durumdalar. Çoğu, iş bulmak için büyük şehirlere göç ederek gecekondu bölgelerinin nüfuslarının daha da artmasına yol açıyor.
Çiftçiler
FAO istatistiklerine göre; gelişmekte olan ülkelerdeki aç insanların yarısını, kuraklık ve sel gibi doğal afetlerden sonra hayatta kalmayı başarabilen çiftçi aileleri oluşturuyor. Bunların beşte biri, çiftçiliğe bağımlı olduğu halde topraksız olan aileler. Yüzde 10'u sürü güderek, balık tutarak, orman ürünlerini toplayarak geçiniyor. Kalan % 25'lik kesim ise gelişmekte olan ülkelerde, büyük kentlerin gecekondularında yerleşik olarak yaşıyor. Dünyanın toplam kent nüfusunun artmasına paralel olarak, aç ve yoksul kent sakinlerinin sayısı da hızla artıyor.
Çocuklar
Gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların 126.5 milyon kadarının, akut veya kronik açlık sonucu, normalden çok daha zayıf olduğu kaydedilmiş. Bu ise aç insanların % 25'inin çocuk olduğu anlamına geliyor. Ayrıca anne adaylarının hamilelik öncesi ve sırasında yetersiz beslenmeleri yüzünden, her yıl 17 milyon çocuk normalden çok daha zayıf olarak dünyaya geliyor.
Kadınlar
Kadınlar, erkeklere oranla açlık ve yoksulluktan daha fazla etkileniyorlar. Yetersiz beslenme nedeniyle gıda alamayan, çok düşük kilolu bir kadın, çoğu zaman çok düşük kilolu bebekler doğuruyor. Unicef istatistiklerine göre; gelişmekte olan ülkelerdeki hamile kadınların & 50'sinde demir eksikliği var ve bu yüzden yılda 315 milyon kadın doğum sırasında kan kaybederek ölüyor. Sonuç olarak kadınların, özellikle de hamile ve lohusa annelerin beslenmelerinin erkeklerden daha da önemli olduğu söylenebilir... 

Açlıkla savaşan örgüt
WFP (World Food Programme - Dünya Gıda Programı), Birleşmiş Milletler'in küresel açlıkla savaşan temsilcisi. Bu konumuyla, dünyanın en büyük insani yardım örgütü sıfatını da hak ediyor. Savaş, sivil çatışma, doğal afet gibi acil durumlarda ihtiyaç sahibi bölgeye yiyecek temin ediyor. Acil durum geçtikten sonra hayatı yeniden düzene koyma aşamasında da bölge insanlarına yiyecek desteği vermeyi sürdürüyor. WFP her erkek, kadın ve çocuğun sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmesi için gerekli olan yiyeceğe ulaşabilmesi yolunda uğraş veriyor. Bu amaçla, Roma'daki Birleşmiş Milletler temsilcilikleri FAO ve IFAD ile birlikte çalışıyor.
WFP'nin gıda yardımı, her yıl 80 ülkede 100 milyon kişiye ulaşıyor. Örgütte toplam 12.000 kişi çalışıyor ve bunların çoğu açlığın hüküm sürdüğü bölgelerde, aç insanlara direkt olarak hizmet veriyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre; her gün 25.000 kişi açlık veya açlığa bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybediyor. Bu ise dakikada 17 kişi açlık dolayısıyla ölüyor demek!
----Açlığın sebebi ne?----
Yiyecek hiç bu kadar bol olmamıştı. Öyleyse neden 963 milyon kişi aç?
Nicel olarak, 6.7 milyarlık dünya nüfusunun tamamını beslemeye yetecek kadar yiyecek var. Yine de her 7 kişiden biri aç ve her 3 çocuktan biri aşırı derecede zayıf. Neden?
Doğa
Giderek artan sel, tropik fırtına, uzun süreli kuraklık gibi doğal afetler, yoksul ve gelişmekte olan ülkelere gıda açısından büyük problem getiriyor. Özellikle kuraklık, gıda yetersizliğinin en yaygın nedeni. 2006'daki kuraklık Etiyopya, Somali ve Kenya'nın bazı kesimlerinde ekinlerin bozulmasına ve ağır hayvan kayıplarına neden oldu.
Birçok ülkede, iklim değişikliği zaten olumsuz olan koşulları daha da kötüleştiriyor. Örneğin Etiyopya ve Guatemala'daki yoksul çiftçiler, yağmur yağmadığı zamanlarda kayıplarını telafi edebilmek için hayvanlarını satarak yiyecek satın almaya çalışıyorlar. Ancak yiyecek almak için hayvan sattıkça durum daha da kötüye gidiyor. Zira özellikle Afrika ve Güney Amerika'da kuraklık uzun yıllar boyu sürdüğü için, çiftçilerin bütün hayvan stokları da tükeniyor. Sonuç olarak da çiftçinin elinde ne yiyecek kalıyor ne de hayvan...
Savaş
1992'den beri, sivil çatışmaların doğurduğu kısa veya uzun süreli gıda krizlerinin oranı % 15'ten % 35'e çıktı. Asya'dan Afrika ve Latin Amerika'ya kadar insanların savaş nedeniyle evlerini, yurtlarını terketmeleri, dünyanın en feci açlık tehlikesini ortaya çıkarıyor. Örneğin, 2004'ten beri, Sudan'ın Darfur bölgesindeki çatışma, 1 milyondan fazla insanı yaşadıkları bol yağmur alan, iyi ürün yetişen bölgeden ederek çok büyük bir gıda krizini tetikledi.
Savaş sırasında gıda, bazen bir silah haline geliyor. Askerler, düşmanlarının teslim olmalarını sağlamak için onları açlıktan ölmeye mahkum ediyorlar. Yiyecekleri ve hayvanları imha ederek marketleri yakıp yıkıyorlar. Çiftçileri topraklarını terketmeye zorlamak için su kaynaklarını ve tarlaları imha ediyor ya da kirletiyorlar.
1990'larda Orta Afrika'da çatışma çıktığında, aç insanların oranı % 53'ten % 58'e yükseldi. Afrika'nın Gana ve Malavi gibi daha barışçıl bölgelerinde yetersiz beslenme oranının daha geride kalması da, savaş faktörünün ne derece önemli olduğunu ortaya koyuyor. 

Yoksulluk kapanı
Gelişmekte olan ülkelerde, çiftçiler tarlalarına ekecekleri ürün için tohum almaya para yetiştiremiyorlar. Esnafların da onların ürünlerine ödeme yapacak güçleri yok zaten. Diğerlerinin de toprağı, suyu ya da yardım kuruluşlarıyla iletişim kuracak eğitimi yok. Yoksulluğun hışmına uğramış bu insanların, kendileri ve aileleri için yiyecek satın almaya ya da üretmeye yetecek paraları yok. Tıpkı bir kısır döngü gibi, üretemeyince yiyecek alamıyorlar; yiyecek alamayınca da üretecek güçleri olmuyor, giderek daha da güçsüzleşiyorlar.
Kısacası, insanlar yoksulluk kapanı içinde sıkışıp kalıyorlar.
Tarımsal altyapı
Uzun vadede, gelişmiş bir tarımsal üretim, yoksulluk ve açlık için en hızlı çözüm. FAO'nun 2004 raporuna göre, ilk Milenyum Gelişme Hedefi'ne ulaşmaya yakın olan bütün ülkelerin ortak bir noktası var: Ortalama tarımsal üretimin önemli ölçüde üstüne çıkmış olmaları. Ancak birçok gelişmekte olan ülke yeteri kadar yol, depo ve sulama gibi ana tarımsal altyapı unsurlarına sahip değil. Sonuç ise yüksek nakliyat ücretleri, depolama olanaklarının azlığı ve sağlıksız su kaynakları... Bütün bu unsurlar bir araya geldiğinde tarımsal verim düşüyor; dolayısıyla gıda miktarı da... Yani gelişmekte olan ülkelerin çoğu için tarım çok büyük önem taşıyor. Ancak buna karşın, hükümetlerin ekonomik planlarında kentsel gelişmeye ağırlık vermeleri ilginç...
Çevrenin aşırı derecede sömürülmesi
Yanlış çiftçilik uygulamaları, ormanların tüketilmesi, aşırı derecede ekin ekmek, hayvan otlatmak; dünya kaynaklarını tüketerek açlığın temellerini atan etmenler. Dünyanın verimli tarım arazileri, bugün ne yazık ki erozyon ve çölleşme tehlikesi altında...
Kalıcı Bağlantı Yorum (30) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
30 yorum yazılmıştır
Yazan:sihirliyazilar | Tarih: 25/6/2009Konu: Gülşen Sağlam'a
Yazan:GÜLŞEN SAĞLAM | Tarih: 24/6/2009İsminizi açıkladığınız ve açlık konusundaki duyarlılığınız için çok teşekkürler Gülşen Hanım. Tanıştığımıza çok memnun oldum.
Konu: Açlğın sonu, umudun başlangıcı için
Yazan:sihirliyazilar | Tarih: 24/6/2009Ben hergün Yüce Rabbime, dünyayı yarattığı için,biz kullarını yarattığı için,bütün nimetleri bizlere sunduğu için,şükrediyorum teşekkür ediyorum.Lütfen aç gözlü olmayın,duyarlı olun,dili,dini,ırkı ne olursa olsun,bütün nimetlerden herkes yaralansın.Açlığın,sefaletin,asla dili,dini,ırkı,yoktur,olmaz,olamaz,olan olmayana versin,dünyada aç insan kalmasın,mutlu olmak herkesin hakkı.Mutluluk nedir,bence tertemiz bir kalp,sevmek,sevilmek,vicdan,ve merhamettir.Bu vasıfları taşıyan bütün insanlar,hem kendinden başka insanları mutlu eder,kendinden başka insanların mutlu olduğunu gören insanlar,kendileride mutlu olur,işte mutluluğun tarifi budur.Paranızla,malınızla,mülkünüzle,dünyada zenginler listesinde kaçıncı sıraya gireceğim diye yarışacağınıza,dünyada açlıktan,susuzluktan,sefil olmuş kaç tane insana, yardım edip,iyilik yaptınız,onur duyun,gurur duyun,yaptığınız iyililerle,listelerde kaçıncı sıraya gireceğim diye yarışın.Dünyada en büyük mutluluk,insanlık adına yapılan iyiliklerdir.Beni hayatım boyunca etkiliyecek iki olay vardır,hergün duygulanıp,ağlıyorum.Birincisi Schindlerin listesi filmi.Nazi Almanyasında yahudilere yapılan işkence,Oskar Schindler adındaki bir iş adamının,yahudileri kurtarmak için malını,mülkünü satıp verdiği mücadele anlatılıyor.Parası bitince ailesiyle ülkesine dönüyor,parmağındaki alyansının kaldığını fark ediyor,ben bu alyansla, bir yahudinin hayatını,daha kurtarırdım diye üzülüp,ağlıyor.İşte insanlık budur,vicdan ve merhamet budur.Benim üzüldüğüm nokta dili,dini,ırkı,ne olursa olsun dünyadaki bütün insanları Allah yarattı,Allahın yaratığı kullara,işkence edip öldürmek hakkını hangi kula verdi,hangi din kitabında yazıyor.Çoğu zengin insanlar parmaklarımda uçak taşıyorum diye,mücevherleriyle öğünüyor,televizyonda izledim,çok fakir,aç ve susuz,küçücük çocuğa ne istiyorsun diye soruyorlar,et istiyor,yemek istiyor,küçücük çocuk ne ister soruyorum size,tabiiki oyuncak,açlıktan oyuncağı unutmuş,aklına bile gelmiyor.İkinci etkilendiğim olay,Pulitzer ödüllü açlık fotoğrafları,B.M.kampına gitmeye çalışan,ölme noktasına gelmiş bir kız çocuğu ve,kızın arkasında bekleyen,ölüm kokusunu almış akbaba.Hayretler içinde kaldığım.akbaba bile insanlardan daha merhametli,ölmeden küçük kıza saldırmıyor,arkasında durup ölmesini bekliyor.İmkanı olan zengin insanlar ne yapıyorlar,gözleri göre,göre aç ve susuz insanların ölmesine göz yumuyorlar.Çünkü sadece kendi nefislerini düşünüp,mallarını,mülklerini,paralarını,çoğaltıyorlar,anlıyacağınız hep bana,hep bana,bana dokunmayan yılan bin yaşasın,yaşayamayan ölsün felsefesi.Dünyadaki savaşlar neden çıkıyor,bir karış fazla toprak uğruna çıkar amaçlı nerde kaldı adil yaşam.İnsanlarda aç gözlülük,doyumsuzluk zihniyeti devam ettiği müddetçe, üzülerek söyliyeyim,bu içler acısı resimleri görmeye daha çok devam ederiz.Rabbim bütün güzellikleri,nimetleri kullarına sunmuş,kullarda açgözlülükten aralarında bir türlü adaleti sağlayamamış.Dünyanın bütün malları,mülkleri sizin olmuş neye yarar,öldüğünüz zaman gömüldüğünüz yer kadar ,toprak sahibi oluyorsunuz,kimse malını,mülkünü arkasında götürmüyor,bu dünyada hepimizin birer misafir olduğunu unutmayalım.Onun için fırsat verinde dili,dini,ırkı,ne olursa olsun Tanrının yarattığı bütün kullar,dünyanın malından,mülkünden,nimetlerinden yararlansın.Aç,sefil,evsiz,barksız hiçbir insan kalmasın,Anneler,babalar,masum yavrular üzülüp ağlamasın.Herkesi vicdanlı ve duyarlı olmaya davet ediyorum.İYİ OLMAKTAN BAŞKA ÇARE YOK. Not:Bir önceki yazımda ismimi yazmaya unutmuşum,ismimi niye yazmadığımı soruyorlar,vicdanlı ve duyarlı insanlarla tanışmak benim içinde büyük onur ve gurur.Lüten yazımı ismimle yayınlarsanız çok mutlu olurum.
Konu: 23 Haziran tarihli isimsiz'e
Yazan:isimsiz | Tarih: 23/6/2009Ne de güzel dile getirmişsiniz açlık konusunu. Keşke isminizi açıklasaydınız; sizin gibi duyarlı bir kişiyi tanımak şereftir bizlere...
Schindler'in Listesi ve akbabalı resim, beni de her zaman için derinden etkilemiştir. Yazdığınız herşeye gönülden katılıyorum.
Konu: açlığın sonu umudun başlangıcı için
Yazan:AskidaHayaller | Tarih: 5/5/2009Ben hegün Yüce Rabbime,dünyayı yarattığı için,biz kullarını yarattığı için,nimetlerini bizlere sunduğu için,şükrediyorum teşekkür ediyorum.aç gözlü olmayın dili,dini,ırkı ne olursa olsun bu nimetlerden herkes yararlansın,olan olmayana versin dünyada aç insan kalmasın.Mutlu olmak herkesin hakkı.Mutluluk nedir tertemiz bir kalp,sevmek,sevilmek,vicdan ve merhamettir.Bu vasıfları taşıyan bütün insanlar,hem başkalarını mutlu eder,başkalarının mutlu olduğunu gören insanlar,kendileride mutlu olur.Bence mutluluğun tarifi budur.Paranızla,malınızla,mülkünüzle dünyada zenginler arasında kaçıncı sıraya gireceğim diye yarış yapacağınıza,dünyada kaç tane aç,susuz,fakir insana iyilik yaptınız onun listesini yapın.En güzel şey insanlık adına yapılan şeylerdir.Beni hayatta etkiliyen iki olay olmuştur,hergün ağlamadan yapamıyorum.Birincisi Schindlerin listesi filmi,Nazi Almanyasında yahudilere yapılan işkence,Oskar Schindler adındaki bir iş adamının yahudileri kurtarmak adına verdiği mücadele anlatılıyor.Adam ailesi ile ülkesine döndüğü zaman beş kuruşsuz birtek parmağında alyansla dönüyor, parmağında alyansı fark ediyor,ben bu alyansla bir yahudinin hayatını daha kurtarırdım diye çok üzülür ağlar.İşte insanlık budur,mutluluk budur,benim üzüldüğüm nokta,dünyadaki bütün insanları Allah yaratmış,Allahın yarattığı bütün kulları,öldürmek yok etme hakkını kime vermiş,hangi din kitabı yazmış.Çoğu zengin insanlar parmaklarımda uçak taşıyorum diye mücevherleriyle övünürler,televizyonda fakir,aç küçücük çocuğa ne istiyorsun diye soruyorlar,et istiyor,yemek istiyor küçük çocuk ne ister oyuncak,açlıktan unutmuş oyuncak aklına bile gelmiyor.İkinci beni etkiliyen olay dünyanın en ünlü Pulitzer ödüllü açlık fotoğrafı,B.M kampına gitmeye çalışan,ölme noktasına gelmiş bir kız çocuğu ve kızın arkasında bekleyen ölüm kokusu almış akbaba.Unutamadığım akbaba bile insanlardan daha merhametli,ölmeden küçük kıza saldırmıyor,arkasında duruyor.İnsanlar ne yapıyor mal,mülk,para peşine düşmüşler çoğalttıkça, çoğaltıyorlar,anlayacağınız hep bana,hep bana diyorlar,dünyadaki aç insanların ölmesine seyirci kalıyorlar.Dünyadaki bütün savaşlar neden oluyor,birkarış fazla toprak uğruna,çıkar uğruna nerde kaldı adil yaşam.İnsanlarda bu açgözlülük devam ettiği müddetçe,üzülerek söyleyeyim,bu acı dolu manzaraları daha çok görürüz.Rabbim bütün güzellikleri ,nimetleri kullarına sunmuş,kullarda bir türlü adaletli olamamış.Unutmayın dünya sizin olmuş neye yarar,öldüğünüz zaman gömüldüğünüz yer kadar ,toprak sahibi oluyorsunuz onun için fırsat verin dünyanın nimetlerinden, toprağından dili,dini,ırkı ne olursa olsun tanrının yarattığı bütün kullar yararlansın,topraksız,evsiz,aç insan kalmasın. İYİ OLMAKTAN BAŞKA ÇARE YOK.
Konu: Gerçekler...
Yazan:kapalikapilar | Tarih: 4/5/2009Acı ve gerçek bir yazı..
Sevgiler..
Konu: selam
Yazan:hakan-can (insan sevgisi) | Tarih: 1/5/2009şöle bi selam vereyim dedim...
resimlere bi baktım...
yemekteyiz proğramına bir kez daha lanet okudum..
saygılarımla
Konu: Merhabalar...
Yazan:hakan-can (insan sevgisi) | Tarih: 1/5/2009Bloğunuzu izlemeye aldım,faydalı yazılarınız var...
İyi akşamlar dilerim...
Konu: Açlık ve Yoksulluk...
Yazan:jadore | Tarih: 1/5/2009Gerçekten dört dörtlük bir araştırma ve yazı olmuş bu...Emeğinize sağlık...
Yazınızda bir kaç defa belirtmişsiniz : Yer yüzünde herkese yetecek kadar gıda var,peki neden insanlar aç...?
Bence açlığın en büyük sebeplerinden birisi de sofraya on kişilik yemek konuyor ve konulan onkişilik yemeğin yedi sini üç açıkgöz kapıp gidiyor,arkasında da yedi tane aç insan bırakarak ...
Anlıyacağınız,asıl sorun dünyanın namuslu adam açığından kaynaklanıyor yani...
Sevgiler...
Konu: Merhaba...
Yazan:suskunlugum.blogcu | Tarih: 1/5/2009
Fotoğraflar yetiyor insanın içini sızlatmaya...
Hayat ne yazık ki adil davranmıyor...
Şükretmeyi bilmek, tokken açı da görebilmek, bizim tek yapabileceğimiz bu...
Sevgiler...
Konu: slm
Yazan:beklenenzeytinci | Tarih: 1/5/2009içim parçalandı okurken...bilindik bir konuya daha duyarlı yaklaşmışsınız...dünyada silahlanmaya ayrılan parayla ülkeler geliştirilebilir...bir yanda çöpe giden yiyecekler geldi aklıma...nerde adil yaşam varki...çözüm siyasetçilerde ülkeleri yönetenlerde ve duyarlı olamamız gereken bizlerde...yılardır süre gelen açlık sayfalarca yaşamki yorum ne değişsecek ilgilenenler yoksa.
hasasiyetinizden dolayı teşekür ederim.
sevgiler
seven*nel
Konu: Yazınız mükemmel ötesi bir çalışma
Yazan:zuzu888 | Tarih: 1/5/2009Konu üzerinde çok çalışmışsınız. Ve günün mana ve önemini çok güzel vurgulayan resimler ve makal ortaya çıkıvermiş.
Sizi tebrik ederim.
Sayfamdan bu yazıya link vereceğim.
Sağlıklı mutlu günler dilerim...
Konu: :))
Yazan:metekan | Tarih: 1/5/2009Ziyaretiniz için Tşk ederim şimdi anladımki yorumu yanlış yazınıza yapmışım okadarda dikkat ettim ama bunu gözümün ağrısına vererek telafi edeyim :)) Evet benim için MELEK diye tabir ettiğim bir kızım var zaten benim için bütün bebekler melek kızım 7. ayına girdi bende işime ara verdim yaşına kadar inş çalışmayı düşünmüyorum.Aslında çok ikilemde kaldım çalışıp-çalışmama konusunda başta çok sıkıldım yıllar sonra ilk kez mesleğime ara vermiştim çünkü ama şimdi alıştım onunla doya doyaa vakit geçiriyorum şimdi diyorumki iyikide işe başlamamışım. Bloğu kızım için açtım başka konularda da yazmak isterdim ama kızım için bir hatıra olsun istedim.
Ayrıca arkadaş listenize eklemizde tabiki bir sakınca yok şimdi bende eklerim.Unutmadan sizin meleğinizide ALLAH(c.c) size bağışlasın Allah(c.c) analı-babalı büyütmek nasip etsin inş. Vatanına-milletine hayırlı birer evlat olur çocuklarımız... Sevgilerimle...
Konu: hayırlı cumalar...
Yazan:sihirliyazilar | Tarih: 1/5/2009
Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
"Allah katında günlerin efendisi Cuma dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. "
Cuma gününde şu beş özellik vardır:
1- Hz. Âdem o gün yaratıldı.
2- O gün yeryüzüne indirildi.
3- O gün vefat etti.
4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.)
[Buhari, İ. Ahmed]
Cumanız Mübarek Olsun...
Konu: 30 Nisan tarihli isimsiz'e
Yazan:isimsiz | Tarih: 30/4/2009Canım benim, zaten o kadıncağız emzirse ne olur, emzirmese ne olur. Süt yoktur ki onda... Kim olduğunu anlayamadım ama yorumun için çok teşekkür ederim, benim için çok değerli inan ki.
Konu: teşekkürler
Yazan:mgurdal | Tarih: 30/4/2009sevgili arkadaşım keşke elimden daha fazlası gelseydi.emziriyorum,sütüm azaldığında canım çok yanıyor damarlarım çekiliyor.peki o emziren kadın, okadın ve onun gibi binlercesi ne yapıyor? nasıl acı çekiyordur kimbilir...! allah yardımcıları olsun.
Konu: Selam sihirliyazılar
Yazan:sihirliyazilar | Tarih: 30/4/2009Ya benim yorum isimsiz çıkmış.Anlayacağın o isimsiz benim... :)
Ama bu defa işimi şansa bırakmaya hiiiiç niyetim yok... :p
Adresim ___ http://mgurdal.blogcu.com/
Konu: newbahar ve ahmetde'ye
Yazan:sihirliyazilar | Tarih: 30/4/2009Yazıma bağlantı vererek daha çok kişinin okumasını sağlayan sevgili "newbahar",
www.newbahar.blogcu.com
Hem beni bu konudan haberdar eden, hem de bağlantı veren sevgili "ahmetde",
www.ahmetde.blogcu.com
Bu kadar duyarlı olduğunuz için özel olarak teşekkür etmek istiyorum sizlere...
Konu: birzamanlareylul ve suinci'ye
Yazan:sihirliyazilar | Tarih: 30/4/2009Bloglarında açlık konulu yazımdan bahsederek daha çok kişinin haberdar olmasına katkıda bulunan sevgili "birzamanlareylul" ve "suinci" arkadaşlarıma,
www.birzamanlareylul.blogcu.com
www.suinci.blogcu.com
Duyarlı davranışlarından dolayı özel olarak teşekkür ederim.
Düzenleyen sihirliyazilar gün: 30/4/2009 saat: 12:07
Konu: isimsiz'e
Yazan:turkkadinlari | Tarih: 29/4/2009Arkadaşım, ismini göremediğim için sana geri dönemiyorum ama nazik yorumun için çok teşekkürler.
Konu: Şükürler olsun halimize amma velakin,
Yazan:ahmetde | Tarih: 29/4/2009İnsan bu manzaraları her gün hatırladıkça neremiz doyar? Ya da doymak biliyor muyuz? Akbabanın çocuğu beklediği resmi göreli herhalde en az bir on yıl oldu. Ve her burun kıvırdığım yiyecekte aklıma geldi utandım kendimden. Eğitim, her şeyin başı a sonu da eğitim...Ben kızlara ders çalıştırmaya gidiyorum, bana düşen bu olsa gerek şimdilik..Sevgiler, ellerine sağlık...
Konu: Yönlendirme..
Yazan:isimsiz | Tarih: 29/4/2009Çok güzel bir çalışma yapmışsınız..Bende yazayım istiyordum ama bir şekilde zamanım olmadı yada planlayamadım.. Sizin yazınızı görüncede bundan güzel açıklama olamaz dedim.. Sorumlu, duyarlı davranışınız ve emekleriniz için çok teşekkürler arkadaşım.. Eksik olmayın.. Sevgi ve saygılarımla..
Konu: Slm arkadaşım
Yazan:gordion960 | Tarih: 29/4/2009Açlık ve yoksulluk konusunda ki samimi duyarlılığın, yayınlamış olduğun etkileyici fotoğraflar ve detaylı yazılarından dolayı, tebrik ederim. Başlı başına kaynak niteliğinde bir post olmuş.
Konu: merhaba arkadaşım
Yazan:ra55 | Tarih: 29/4/2009sözün bittiğ yer burası olsa gerek...Ve hala gözümüz aç her şeye karşı...yüreğim elvermedi bakarken, çocuklarımıza yokluğu öğretmeliyiz israfın ne denli günah olduğunu hala yemek seçen çocuklarımıza , zira çocukken aşılayabiliriz bir şeyleri...kalemize kuvvet sevgiler.
Konu: Teşekkürler
Yazan:sehnaz62 | Tarih: 29/4/2009Efendim,saygılarımla; beni zaten sizin günlüğünüze yönlendiren "newbahar" arkadaşımdı. Ben sizi onunla keşfettim. Beni tabi ki arkadaş listenize alabilirsiniz. Ben zaten sizi ekledim bile. Tekrar bana yönelip yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim. Efendim iyi ve güzel olan şeyleri bulmak ve paylaşmak üzere hoşça ve sağlıcakla kalın efendim, saygılarımla...
Konu: merhaba
Yazan:ra55 | Tarih: 29/4/2009canım resinler çok üzücü...güzelim dünyayı ve insanları yine biz insanlar bu duruma getirmiyormuyuz....marduk gezegenine hiç gerek yok..biz yetiyoruz...sevgiler canım..
Konu: Açlık
Yazan:newbahar | Tarih: 29/4/2009Efendim,saygılarımla; Açlıkla ilgili hazırladığınız yazı dizisini okudum. Emin olun evdeki takvimlere baktım hiç "29 nisan açlık günü" gibi bir ibare göremedim. Sadece Diyanet Takviminin arkasında "İsraf" konusu işlenmiş. Ben önce hazırladığınız bu yazı dizisi için size teşekkür ederim. Ben de acizane bu günkü konuya atfen takvimin arkasından kısa bir pasajı aynen geçeceğim: "...Yiyin, için, fakat israf etmeyin.Çünkü Allah israf edenleri sevmez. (Araf suresi: 7.sure:31. ayet.) Peygamber efendimiz de: "Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir." şeklinde uyarıda bulunmuştur. İslam dini bu konuya da çok güzel yaklaşmış, ancak biz insanlar her zaman her şeyi sadece kağıt üstünde bırakırız. Yani uygulama sıfır. Ben evimde yemek yerken sofra bezine dökülen ekmek kırıntıları toplar yerim. Sofra sinisine dökülenleri yerim. Bu hareketleri bir görgüsüzlük ve yemek adabına aykırı görürler ama olsun. Ben yeter ki israf etmeyim. Efendim Türkiye çöplüğüne atılan ekmek ve yemek artıklarının ne boyutlara ulaştığını ne görmek ne de okumak istiyorum. Efendim iyi ve güzel şeyleri paylaşmak umuduyla, her şey için çok teşekkür eder, günün konusu ve gündemi olması nedeniyle bunu düşünüp, günlüğünüzde yer ayırdığınız ve bizimle paylaştığınız için tekrar teşekkürler, hoşça ve sevgiyle kalın efendim, saygılarımla...
Konu: mERHABA
Yazan:hatiralarlaben | Tarih: 29/4/2009Bugünün önemini uzun uzun ve gelişigüzel yazmamak için sayfamı ziyaret eden arkadaşları size yönlendirici kısa bir not koydum bloğuma. Umarım bir sakıncası yoktur.
Saygı ve selamlar
Konu: slm
Yazan:birzamanlareylul | Tarih: 29/4/2009Resimlere bakmaktan yazzinizi tam okuyamadim icim burkuldu. Keske elimizden gelen birseyler olsa, ne yazikki gelismis devletlere cok büyük bir görev düsüyor.Ama onlarda sadece 3 maymunu oynamakta...
sevgiler...
Konu: merhaba
Yazan:kapalikapilar | Tarih: 29/4/2009yazılaını okuyunca uzun bir süre baktım ne yazabilirm diye böyle anlarda donar kalırım burnumun diregi sızladı açlıgı bilir ama bu derecesini degil sadece size destek vermek istedigimibilin bütün insanların eşit olması dilegimle
Konu: selamlar
Ne deyim ki sihirli yazılar...
Zaten resimler insana herşeyi anlatıyor...Allah kimseyi bu şekil terbiye etmesin...
Allah bize şükretmeyi nasip etsin...Çok şükür...
Ayrıca aydınlatıcı biigileri için teşekkür ederim...
Duyarlı olmak gerekiyor en az sizin kadar duyarlı...
saygılar


