Halikarnas Balıkçısı'nın filesi

Kemeraltı, İzmir'in düşünce ve sanat yaşamına renk katan tüm kişilerin uğrak yeriydi. Bir dönemin şairleri, yazarları, tüm sanatçıları hemen hergün Ankara Palas Pastanesi'ne uğramadan edemezlerdi.
Pastanedeki renkli söyleşilerden bazen kentteki sosyal ve ekonomik değişimin yarattığı sorunlar ateşli bir dille tartışılır, bazen de günün sanat ve kültür olayları üstüne, sonu gelmeyen polemiklere girişilirdi.
Ankara Palas'ın müdavimlerinden biri de Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı'ydı. Kentin gelişen düşünce ve sanat yaşamının aynası durumundaki Ankara Palas kulisleri, koca "merhaba"sını patlatıp gür sesiyle içeri dalan Halikarnas Balıkçısı'nın kahkahalarıyla çınlardı.
Balıkçı, yine böyle gelişlerinden birinde, bu kez Anadolu Gazetesi'nin başyazarı Orhan Rahmi Gökçe'nin yanına çöküvermişti. Gökçe, cevabını bildiği bir soruyu sırf söyletmek için sordu: "Yahu Cevat, filen nerede?.." diye takılınca, Balıkçı'dan aldığı yanıt şu oldu: "Vilayetin köşesindeki çınara astım!"
Gerçekten de Balıkçı filesini o çınara asar, gün boyu orda kalsa da fileye kimse dokunmazdı!..
(Yeni Asır, Şubat 1998, "Kemeraltı - Dün... Bugün... Yarın...",
Araştırma: Beyhan Kurtuluş Parlakyıldız)



