4/4/2009 · Kategori: COCUK GELISIMI (CHILD DEVELOPMENT)

7-11 yaş arası çocuğun cinsel eğitimi

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Ben nerden geldim?..  Nasıl doğdum?.. Cinsellik ne demek?..  Seks ne demek?.. Doğum nasıl olur?..  Bebek anne karnına nasıl girer, nerden çıkar? Sünnet nasıl olur, ne kadar kesilir? vs...

Her anne ya da baba,  günün birinde çocuğunun cinsellikle ilgili sorularına maruz kalacaktır. Yani bundan kaçış yok... İyi hatırlıyorum, kızım bu konudaki ilk sorusunu 8 yaşındayken sormuştu. TV'de RTÜK'ün bir bildirisi geçiyordu. Çok uzun bir bildiri, içinde tek bir "cinsellik" sözcüğü... Birden bana dönüp "Cinsellik ne demek?" diye sordu. Gerçekten hazırlıksızdım, ne diyeceğimi şaşırdım, "O kadar yazı içinde neden bunu sordun ki şimdi?" diye soruya soruyla yanıt verme yoluna gittim. O da haklı olarak " Ee, bilmediğim tek sözcük o da ondan" dedi. :)  Laf karıştırdım, o da telefona sarılıp babasını aradı. Babasının gerçekten de çok işi vardı o an. "Şu an işim var, akşam evde anlatırım" demiş. Tabii, akşam evde öyle birşey konuşulmadı.  Kızım  sorusunu unuttu ve işimize öyle geldiği için ne ben ne de babası bu konuyu açmadık. Uzun bir süre de böyle bir soruyla karşılaşmadık. Elbette tavrımızla gurur duymuyorduk ama dediğim gibi birgün bu gibi sorularla karşılaştığımızda nasıl yanıt vermemiz gerektiği konusunda önceden bir hazırlığımız yoktu.

Bu vartayı böylece atlattık ama bir yandan da bu tür soruları geçiştirmenin çocuğun cinsel gelişimi açısından doğru olmadığını iyi biliyorum. Yani çocuğun sorularına doğru yanıtlar vermek gerek. Çünkü vermezsek bir şekilde okuldan, arkadaş çevresinden yarım yamalak birtakım bilgiler edinecektir ve belki de öğrendikleri onu ürkütüp cinselliği korkunç birşey gibi algılamasına yol açacaktır ki bu da cinsel gelişimi açısından zararlı olacaktır.

Öyleyse tamam, bilgi verelim ama nasıl? Yani ilkokul çağındaki bir çocuğa cinsellik nasıl anlatılır?  Neyi, ne kadar, nasıl anlatmalı? Tarzımız ve kullandığımız sözcükler çok önemli olabilir. Çocuğun merakını gidermeye yetecek kadar bilgi vermeli ama gereğinden fazla da vermemeli. Yaşına göre davranmalı. Gereğinden fazla verilen bilgi de zararlı olabilir. Kısacası dengeyi iyi kurmalı. AÇEV'in programında bize öğretilenlerin ışığında şunları söyleyebilirim: Birinci önemli nokta; çocuğa yalnızca sorduğu kadar bilgi verin, ne eksik ne de fazla. İkinci önemli nokta; çocuk cinsellikle ilgili soru sorduğu zaman paniklemeyin, utanmayın ya da utandığınızı belli etmeyin, doğal davranın. Biz yetişkinler, böyle bir soruyla karşılaştığımızda doğal davranmayabiliyoruz çünkü direkt olarak "yetişkin cinselliği" aklımıza geliyor. Her soruyu "yetişkin cinselliği" şeklinde algılama eğilimimizden vazgeçersek daha rahat edeceğiz. Çünkü örneğin "Ben nasıl doğdum?" gibi bir soruyu yetişkin cinselliğini çok fazla vurgulamadan, bilimsel cümlelerle anlatmak da mümkün.  Ve üçüncü önemli nokta; anlatırken cinsel organların bilimsel adlarını kullanın. Yani artık çocuğunuza "küçük çocuk" gibi davranmaktan vazgeçmenin zamanı geldi. Bu nedenle dişi cinsel organı için "kutu", "karanfil",  erkek cinsel organı için "pipi" vs. demek yerine "vajina", "penis" şeklindeki bilimsel adları kullanın. 

Kızım zamanla başka sorular da sormaya başladı elbette. Özellikle TV'de seyrettiği diziler soruları üzerinde etkili oluyor. Daima RTÜK'ün +7 yaşa önerdiği dizileri seyrettiği halde, bu diziler içinde de cinselliği anımsatan sözcükler geçebiliyor ve o da bilmediği bu yabancı sözcüklerin anlamını merak edip soruyor doğal olarak. Örneğin geçenlerde "Yalancı Romantik" dizisinde, başroldeki erkeğin karısına (prezervatifi kastederek) "Bizim yağmurluklar nerde?" diye sorması kızımın gözünden kaçmadı. "Neden yağmurluk istedi? Evin içinde yağmur yağar mı?" diye soruverdi!  Bugün de "Kavak Yelleri" dizisinin fragmanında, Aslı'nın "Beni zorla bekaret kontrolüne götürmek istediler" diye ağladığını görünce, "Anne, nereye   götürmek istemişler?" diye sormaz mı! Üstelik devamı da geldi: "Anlamadım, bekaret kontrolü ne demek ki? " !..  Meğer, "bekaret" sözcüğü de dikkatinden kaçmamış! Zamane çocukları her ayrıntıyı kolayca yakalıyorlar. Ben 5 yaşındayken, bana da bebeğin anne karnında büyüdüğünü, zamanı gelince de doktor tarafından dışarı çıkartıldığını söylemişlerdi de çok küçük olduğum için "İyi de bebek oraya ufakken nasıl giriyor da sonra büyüyor, doktor dışarı çıkartıyor? Önce girmesi gerekmez mi?" diye sormak aklıma gelmemişti.  Yani bu kadar bilgi benim için yeterli olmuş, aklımda soru işareti kalmamıştı o an için. Ama 10 yaşındaki kızım için bu kadarı yeterli olmuyor tabii ki, bunu da  sormayı da ihmal etmiyor!  Yaş büyüdükçe soruların kapsamı genişliyor, buna paralel olarak yanıtların da kapsamının genişlemesi gerekiyor. 10 yaşındaki çocuğunuza gereğinden az bilgi verirseniz, soru işaretlerini tam olarak silemiyorsunuz. Ama 5 yaşındaki çocuğunuza da çok fazla bilgi vermeniz gerekmez. Daha az bilgi onun için yeterli olacaktır. Aksi halde aklını karıştırabilirsiniz.  Sonuçta, ben kızım için şöyle bir yol izledim: Aşağıda kaleme aldığım "Ben nasıl doğdum?" yazısını getirip önüne koydum. Biraz bilimsel bir yazı (öyle de olmalı zaten) ama 10 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği bir dille yazılmış. "Hani sen nasıl doğduğunu soruyorsun ya, bunu oku, anlamadığın sözcükler varsa sor, açıklayayım" dedim. İlgiyle okudu ve hiçbirşey sormadı. Ya anlamadığı birşey yok ya da şu an öğrenmek istediği başka birşey yok. O halde şimdilik yapacağımız başka birşey kalmamış demektir. Unutmayın: Sadece sorduğu kadarına yanıt verilmeli. Sormadığı birşeyi gereksiz yere anlatmaya çalışmayın.  Hiçbirşey sormuyorsa daha zamanı gelmemiş demektir. Durduk yerde yanınıza çağırıp cinsel bilgi vermeye çalışmayın.

Ancak 10 yaşlarındaki bir kız veya erkek çocuğun artık ergenlik dönemi hakkında bilgi almış olması kesinlikle gerekli. Eğer bu konularda hala birşey bilmiyorsa,  geç kalmadan anlatmalı. Bedeninde meydana gelecek fiziksel değişikliklerden, yaşayacağı yeni ve farklı olaylardan  (koltuk altında ve cinsel organlarda  tüylenme, kızlarda adet kanaması, erkeklerde ıslak rüyalar vb.)  bir an önce haberdar olmalı ki başına geldiğinde hazırlıklı olsun, korkmasın, ne yapacağını şaşırmasın. Yani ergenlik dönemi hakkında bilgi vermek için soru sormasını beklememize gerek yok.

AÇEV'in programına katılan hanımların birçoğunun cinsel konular hakkında pek de bilgi sahibi olmadığını gördüğümde doğrusu biraz şaşırdım.  15-20 yıllık evli, her biri 2-3  çocuk sahibi hanımların bazıları, adet kanamasının nedeninin döllenmemiş yumurtanın dışarı atılması olduğunu, kondomun prezervatif ile eşanlamlı olduğunu vb. bilmiyorlardı. Birçoğu, çocukken ya da gençken kendilerine hiçbir cinsel bilgi verilmemiş olmasından şikayetçi idiler. Bunun handikaplarını yaşadıklarını dile getirdiler. Kimi adet kanamasından habersiz olduğu için başına geldiğinde korkuya kapılmış olduğundan, kimi de evlendiğinde yoğun bir ilk gece korkusu yaşadığı için cinsel birleşmeyi gerçekleştiremeyip doktora gitmek zorunda kaldığından, kimi gerçekleştirdiği halde gelen kan miktarının "normalden az" olduğunu sanarak doktora koştuğundan vs. bahsetti.  Kimi hiçkimseyle flört edemeden evlendirildiğinden, kimi de evde cinsel konuları hiç konuşamamış, hiç soru soramamış olmanın içinde kalmasından... Hepsi de son derece kararlı annelerdi. Çocuklarının kendileri gibi değil, her konunun açıkça konuşulabileceği, çekinmeden sorulara yanıtlar alınabileceği bir ortamda yetişmelerini isteyen bilinçli anneler. Zamanında edinememiş oldukları cinsel bilgileri hiç olmazsa şimdi edinerek çocuklarına doğru bir şekilde aktarmayı, böylece sağlıklı bir nesil yetiştirmeyi amaç edinmiş, çocukları için çırpınan anneler...   

Benim bu programa katılmamın en önemli nedeni ise çocuğuma cinsel bilgileri nasıl vermem gerektiği konusunda bir yol göstericisine ihtiyaç duymamdı.  Katılmasaydım, kitaplardan ya da internetten araştıracaktım. İşte benim gibi çocuğuna nasıl cinsel eğitim vereceği konusunda kafası karışık olan anne babalara rehber olması için bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım bir parça olsun faydalı olur. Çocuk yetiştirmek kolay iş değil. Güçlüklerle dolu bu yol hepimize kolay gelsin...


Image Hosted by ImageShack.us
Hayır, seni internetten indirmedik. Sen doğdun.

Ben nasıl doğdum?
Kadınlar nasıl hamile kalır?


Bebeğin oluşması ve büyümesi için kadın ve erkek, yani ikisi de önemlidir. Erkeklerin vücudunda sperm, kadınların vücudunda da yumurtalar vardır. Bebeğin oluşması için kadının yumurtası ile erkeğin spermi anne rahminde birleşir. Kadınların vajina / hazneleri vardır. Penis hazneye girdiğinde, spermler penis yolu ile hazneye dökülür.  Daha sonra rahim ağzından ilerleyerek rahme girerler. Sperm ve yumurta birleştiğinde yeni bir hücre oluşur. Bu hücre büyüdüğünde bebek olur.

Bebek kadının rahminde gelişir, büyür. Yaklaşık 9 ay sonra bebek artık annesinin karnındaki özel bölmeden çıkmaya hazırdır. O zaman da doğum başlar.

Bebek nasıl büyür?

Bebek annenin karnındaki bu özel bölümde gelişir, büyür. Bebek büyürken plasenta denen bir doku oluşur. Bebeğin göbeğinden çıkan göbek kordonuna bağlı olan plasenta yoluyla bebek annesinin kanından oksijeni ve büyümesi için gerekli diğer besinleri alır.

Bebek kız mı yoksa erkek mi olacak?

Babanın spermi bebeğin cinsiyetini belirler. Bazı spermler kız bebek, bazı spermler ise erkek bebek yapabilir. Babanın erkek bebek yapan spermi annenin yumurtasıyla birleşirse bebek erkek, kız bebek yapan spermi birleşirse bebek kız olur.

Bebek nasıl doğar? 

Yaklaşık 9 ay sonra bebek artık annesinin karnındaki özel bölmeden çıkmaya hazırdır. O zaman da doğum başlar. Vajina bebeğin çıkabilmesi için genişler. Anne de çok sıkı iterek bebeğin çıkmasına yardımcı olur. Bu sırada doktor ya da ebe de anneye yardım edebilir. Doğumda annenin canı biraz yanabilir ama doğum sonrasında
yapılacak bazı egzersizlerle bu acıyı azaltmak mümkündür.

Not: Ben bu bilgilere ek olarak sezaryen doğumdan da bahsetmeyi uygun gördüm. "Bazı durumlarda bebek "sezaryen" denilen bir ameliyat ile annenin kasık bölgesine açılan bir kesikten çıkarılır" gibi...  



Image Hosted by ImageShack.us
Sünnet

Sünnet dinsel inançlar ve gelenekler doğrultusunda yapılan bir uygulamadır.

Sünnet için en uygun zaman doğar doğmaz ya da doğumu takip eden gün içinde yapılmasıdır. Bu dönem atlatılmışsa çocuğa sünnet olmadan önce, yaşına göre, korkutmadan sünnet olayını anlatmak gerekir. Çocuk sünnet olduğunda cinsel organının kesileceğinden ve pipisinde bir eksiklik olacağından korkar. Örneğin sünnet olduktan sonra "Ben eski pipimi istiyorum" diye tutturan çocuklar vardır. Çocuğun anlayabileceği şekilde  pipisinde bir eksiklik olmayacağı ve sadece ucunda bulunan deri parçasının alınacağı anlatılmalıdır. Kesinlikle "sünnet" ile korkutulup tehdit edilmemelidir. Örneğin "Sen sünnet olunca görürsün" gibi. Sünnetin sağlıklı bir şekilde ve bir uzman tarafından yapılması önemlidir çünkü olabilecek bir yanlışlık çocukta kalıcı psikolojik ve bedensel sorunlar yaratabilir. 

Cinsel gelişim açısından çocuğun cinsel organları ile daha ilgili ve meraklı olduğu 2-7 yaş arası sünnetten kaçınılmalıdır. Erkek çocuklar kadar kardeşi veya ağabeyi sünnet olan kız çocuklar da "sünnet"ten etkilenebilirler. Toplumumuzda sünnet, erkek çocuğun büyüdüğünün, olgunlaştığının kanıtlanması biçiminde yorumlanmakta, ona armağanlar verilerek bu olay kutlanmaktadır. Sünnet kutlamalarında kız çocuk evde kendini dışlanmış veya kötü hissedebilir. Bu durumda anne ve babanın kız çocuk ile konuşması, destek vermesi gerekebilir. 



----"Ben nasıl doğdum?" ve "Sünnet" bölümleri AÇEV'in Anne Destek Programı'nda tuttuğum notlardan aktarılmıştır----

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

10 yorum yazılmıştır

Yazan:esra | Tarih: 4/11/2009
Konu: selam

ben aslinda cocuklar bana soru sorsun bende yanitligim isterim.. ama bazen öyle soru soruyorlarki insan ne yapacagini sasiriyor.. bilgileriniz icin tesekkürler..

Bağlantı »

Yazan:ra55 | Tarih: 3/5/2009
Konu: Çok Güzel

Efendim, saygılarımla; bloğunuzu bir ziyaret edeyim dedim ve şöyle bir gezinti yaptım. Efendim gerçekten sayfanızdaki tüm konular bir harika, bizlerin istifade edebileceği kalite ve güzellikte. Size, bu çalışmanızdan dolayı sizi sadece tebrik etmek ya da kutlamak yetmez efendim. Başarılar diler, başarılı çalışmalarınızın devamı için gönül gözünüz ile kaleminiz sağlıklı ve daim olsun efendim. Sağlıcakla kalın...

Bağlantı »

Yazan:zuzu888 | Tarih: 1/5/2009
Konu: Harika bir yazı...

Emeğiniz için Tşk.Hemşire olmama rağmen(insan anatomisini iyi bilmeme rağmen) yinede kızım banada böle bişey sorsa hazırlıksız olduğum için ister istemez sendelerdim. Dediğiniz gibi herşey zamanı gelince ve hazırlıklı olmamız gerekiyor böle konulara.Ben orta okuldayken Hemşireler gelirdi ergenlik ve cinsellik konusunda eğitim vermek için çünkü hassas konular bunlar ki eğitimli insanlardan duyulması daha iyi diye düşünüyorum.Şimdi okul yaşamından uzak olduğum için acaba böle bir eğitim veriliyormu bilmiyorum.Verilmese bile aileler daha duyarlı davranmalılar artık eski çocukluk dönemiyle bugünkü karıştırılmamamlı diye düşünüyorum...

Bağlantı »

Yazan:umrankayseri | Tarih: 19/4/2009
Konu: merhaba

gunumuzun cocuklarinin masallahi var gizli sakli eskidenmis biz annemizden bisi sormaya utanir SIKILIRDIK halen bile ozeer sormakta cekiniyorum mesela ben cunku gelecekle ilgili hic bi buyugumuz bizi aydinlatmadi gunumuzun cocuklarina bisi anlatmaya gerek yok ana okulunda basliyorlar cinsellik veya bebek nasil oluyor kucuk oglum persembe gunu anlatiyor okuldan geldi anne bugun bi inegin yavrusunun nasil oldugunu anlatti ogretmenim cok icim karisti diyordu :))

Bağlantı »

Yazan:yapraksarma | Tarih: 13/4/2009
Konu: merhaba

aslında en kolayı sanırım sezeryanı anlatmak..hergün bu sorlar artarak çoğalıyor malesef:)sevgiler

Bağlantı »

Yazan:murelce | Tarih: 13/4/2009
Konu: selam canım

ziyaret ve güzel yorumun için teşekkür ediyorum canım.yazıların çok güzel.biz de kızımda aynı bunları yaşamıştık.gerçekten de açevin çok yararı oldu bana bu konuda.şimdiki çocuklar herşeyi öğrenmek istiyolar.bu da anne babaları araştırma ve öğrenmeye yönlendiriyor ki bu çok güzel bence.

Bağlantı »

Yazan:turkkadinlari | Tarih: 8/4/2009
Konu: Çok şükür ki artık,

Seni leylekler getirdi diyen anne babalar azaldı ya da; seni leylekler getirdi dediğimizde yüzümüze bön bön bakan çocuklar arttı. Bilgiler çok gerekliydi,her zamanki gibi; teşekkürler...

Bağlantı »

Yazan:selmaeda | Tarih: 6/4/2009
Konu: günaydın

canım iyi bir hafta geçirmen dilegiyle

Bağlantı »

Yazan:kapalikapilar | Tarih: 6/4/2009
Konu: selamlar...

Değerli bilgilerinizle bizleri aydınlattığınız için teşekkürler..
saygılarımla

Bağlantı »

Yazan:metekan | Tarih: 5/4/2009
Konu: selam

Mutluluğun gökyüzünden dökülen yağmurlar kadar bol olsun o kadar mutlu ol ki gözlerindeki mutluluk mutluluğu arayan mutsuzların umudu olsun.iyi hafta sonları dilerim...

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »